Aerodinamik.


Konu Bilgileri;


  •  » Konudaki mesaj sayısı : 568
  •  » Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

Bu Sayfayı Paylaşın :



Toplam 568 adet sonuctan sayfa basi 561 ile 568 arasi kadar sonuc gösteriliyor


Sayfa 29 Toplam 29 Sayfadan BirinciBirinci ... 1426272829

  1. #561
    THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Kopyası Amerikan B2 Bombardıman Uçağı
    2014-06-12 • Tarih • 21 Yorum •39.108 Görüntüleme.


    Soldaki: 1948 THK-13 uçan kanat, Türk hayalet uçağı, Türk Hava Kurumu 1948 yılında Ankara Etimesgut'daki fabrikasında üretti - Sağdaki 1981 üretimi Amerikan uçan kanat B2 bombardıman uçağı, piyasa satış fiyatı 1 milyar $ civarı
    Soldaki: 1948 THK-13 uçan kanat, Türk hayalet uçağı, Türk Hava Kurumu 1948 yılında Ankara Etimesgut’daki fabrikasında üretti – Sağdaki 1981 üretimi Amerikan uçan kanat B2 bombardıman uçağı, piyasa satış fiyatı 1 milyar $ civarı
    THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Amerikan tarafından kopya edilerek 1981’de üretilen B2 Bombardıman Uçağı, şu anda 1 adetinin piyasa satış fiyatı tam 1 Milyar $’dır. Biz ize bu uçağı ilk üreten ülke olduğumuzu biliyor muydunuz? 1948 yılında Türk Hava Kurumu (THK) tarafından üretilen THK-13 Uçan Kanat Türk hayalet uçağımız gene 1948 yılında bir yahudi olan Sedat Simavi tarafından kurulan ülke içindeki en büyük vatan haini yetiştirme ve kullanma kurumlarından olan Hürriyet gazetesi ve aynı fikir ve duygu bağını taşıyan diğer yayın organları tarafından önce kötülenerek sonrada yaptığı bir kaza üzerine tüm üretimleri iptal ettirilerek uçak üretim piyasasından çekildiğimizi biliyor muydunuz? Ne acıdır ki böyle değerli bir projenin son bulunması Adnan Menderes (1952) zamanın da olmasına denk gelmiştir.

    THK-13 fotoğraflarını görmek için tıklayınız

    THK-13 uçan kanat hakkında basında çıkan haberler;
    Takvim Gazetesinin köşe yazarı Emin Pazarcı’nın Mayıs 2012’de yazdığı ABD kazığını yeni çıkarıyoruz isimli yazısı
    Amerika bize öyle bir kazık atmış ki, dövünüp kendimizi yerden yere vursak yeridir. Aradan altmış küsur yıl geçtikten sonra şimdi yeni çıkarıyoruz. İnanılması güç ama ABD’nin Irak’ta kullandığı o teknoloji harikası “hayalet uçakları” ilk biz ürettik. Hem de 1948 yılında! Sonra, Marshall Planı ile birlikte uçak üretiminden vazgeçtik. Öyle bir hale getirildik ki, bırakın uçağı, şimdi yerli otomobil üretip üretemeyeceğimizi tartışıyoruz.
    THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban’ın verdiği bilgiler, tüyler ürpertici!..
    Bugün yerli otomobil yapıp yapamayacağı tartışılan bu ülke, 1930’dan 1950’ye kadar uçak üretti.
    Hem de 15 farklı modelde. Yetmedi, bunları Danimarka ve Hollanda gibi ülkelere de ihraç etti. Çizdi, üretti ve sattı!
    Bu ülke, 1948’de “uçan kanat” yaptı. Yani, Körfez Savaşı sırasında ortaya çıktığında hepimizi hayran bırakan ABD yapımı “hayalet uçakların” projesi bize ait. Üstelik, bunlar sadece kağıt üzerinde kalmadı, “uçan kanatlar” Etimesgut’ta denenip uçuruldu da. Bakın fotoğraflarına, aralarında hiçbir fark yok. 1946-1947’de bizim düşünüp 1948’de gerçekleştirdiğimizi, Amerika 33 yıl geçtikten sonra 1981’de hayata geçirebildi!
    Sonra, Marshall Planı devreye sokuldu. Bize, “Siz neden uçak üretmekle uğraşıyorsunuz” dediler:
    – Gerek yok. Bırakın bu işleri.
    Biz üretir, size yardım olarak veririz.
    Biz fabrikaların kapısına kilit vurduk. Onlar da gönderdiler hurdaları, sattılar yedek parçalarını.
    Frenlediler, durdurdular, sömürdüler! Yıllar boyunca ülkeyi yönetenlerden bir Allah’ın kulu da çıkıp bu ihanete “dur” demedi! Dile kolay; aradan tam 64 yıl geçtikten sonra açığı kapatmaya çalışıyoruz. İlk adım bugün atılacak.
    THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından saat 10:30’da açılacak.
    Peki ne yapacak bu üniversite?
    Pilot, teknisyen, hava trafik kontrolörü ve kabin memuru yetiştirecek. 2014’ün ilk aylarında da semalarımızı bu üniversitede üretilecek yerli uçaklar kaplayacak.
    Kaderin cilvesine bakın ki, uçakların üretimi 1950’lere kadar kullanılıp kapısına kilit vurulan o eski “uçak fabrikası” binasında gerçekleştirilecek.
    Bitmedi, bu kadar da değil…
    Buradan astronotlar yetişecek.
    Türkiye’nin ortaya koyduğu “2023 Yılı’nda uzaya çıkacağız” hedefini THK üniversitesi mezunu astronotlar gerçekleştirecek. Birileri yine taş koymaz ve engellemez ise, belki yerli uzay mekiğimizi bile yapacağız.
    Türkiye için heyecan verici bir tablo.
    Oysa, yıllar önce önümüze taş konulmasa, ufkumuz kapatılmasa, bütün bunlar son derece basit ve rutin havacılık faaliyetleri olarak görülecekti! Üstelik, havacılık alanında dünyada büyük bir değişim var…
    THK Üniversitesi de resmi açılışı yapılmadan bu değişimi kavramış durumda. Öyle görünüyor ki, 2020’li yıllara gelindiğinde uçakların da pabucu dama atılacak. 1800’lü yıllardan kalma “hızlanarak havalanma” anlayışı terk edilecek.
    Muhtemelen geleneksel uçakların büyük bölümü hurdaya çıkacak.
    Gökyüzünü, uçan daire benzeri başka hava araçları kaplayacak.
    Şimdilik adı konulamıyor. Henüz ticarileştirilmedi ama Japonlar ilk üretimi yaptı.
    Bu hava araçları, piste ihtiyaç duymayacak. Olduğu yerden kalkıp, istedikleri yere iniş yapabilecek. Kim bilir, belki gelecekte otomobillerin yerini uçan daire benzeri bu hava araçları alacak.
    Rektör Ünsal Ban da dikkatini bu noktaya çevirmiş durumda ve oldukça iddialı:
    – İşte biz bu yeni teknolojiyi yakalayacağız. Türkiye büyük bir değişim içinde.
    Dünyanın 37. havacılık üniversitesinin bugün Cumhurbaşkanı tarafından Ankara’da açılacak olması, bu değişimin en önemli göstergelerinden biri.
    Üstelik, THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi, emsallerinden çok daha avantajlı.
    90 uçağı ve 4 pisti ile imkânları en geniş olanı.
    Alt yapımız hazır.
    Yetişmiş beyin gücümüz var.
    Amerikalılar’ın 1981’de başardığını, 33 yıl önce 1948’de düşünüp hayata geçirecek kadar da ufuk sahibiyiz. Bu ülke insanı, yıldızlara bile ok atar! Yeter ki, iyi yönetilsin ve önüne taş konulmasın.



    Linklup.com isimli internet sitesinin Osman Selçuk Özkan isimli yazarı tarafından Ağustos 2013’de yazılan yazısı
    Bir zamanlar bu ülkede iyi şeyler de yapılmış. “Bu memleketten birşey çıkmaz” diyenlere inat yerli arabayı da üretmişiz, uçağı da. Ancak ülkenin önünde duran birtakım karanlık güçler satılmış bürokratların da gayretleriyle bu yükselişi tersine çevirmeyi ne yazık ki başarmışlardır.

    Birkaç yıl önce filmi de yapılan ilk yerli otomobil Devrim’in acıklı hikayesini bilirsiniz. İşte bu da onun gibi birşey.

    Bir zamanlar uçak üretmişiz uçak. Ancak bugün uçak tekerleği bile üretmeyen bir durumdayız. Bu gün eğer bu noktadaysak günümüze kadar gelen tüm iktidarların, tüm bürokratların bunda katkısı vardır.

    İlk test uçuşunda birtakım sorunlar yaşayan ekibin projesi basın tarafından acımasızca eleştirilmiş, adeta yerden yere vurulmuştu.

    THK-13’ün bu ilk ciddi kazasına basının tepkisi ilginçti. Önde gelen gazetelerin çoğu, ağız birliği etmişçesine projenin maliyetini eleştiriyor, THK projelerini yerin dibine sokuyor; Kurum’u alaya alıyor, aşağılıyordu. Örneğin 28 Ağustos 1948 tarihli Hürriyet gazetesinin ilgili habere layık gördüğü başlık ve giriş şöyleydi:

    Hava Kurumu bir uçan kanat inşa etti
    Uçan kanat Çankaya üzerinde düştü
    Bundan habersiz olan radyo da Hava Kurumunun başarılarını methetti!
    29 Ağustos tarihli Hergün gazetesiyse, haberi şu başlıkla veriyordu:
    Zararın neresinden dönülürse!
    Neredeyse tüm gazetelerde, kazayı konu alan haber şu paragrafla bitiriliyordu:

    “Uçan kanadın düşmesinden sonra Hava Kurumu tayyare imal etmekten vazgeçmiş ve piyasadan çocuk karyolası, masa, dikiş kutusu gibi siparişler almaya başlamıştır.”

    İşte bu ülkenin ve Türk mühendislerinin önünü kesmek için sözleşmiş satılmışlarla, yardakçı basının daha önce de ülkeyi defalarca nasıl sattığının, nasıl baltaladığının ve bu halkı nasıl aptal yerine koyduğunun hüzünlü hikayesidir…

    Şimdi gelelim konuya…

    Askerlik görevini tamamlayıp 1947 yılı sonunda THK Uçak Fabrikası’ndaki görevine geri dönen Yüksek Mühendis Yavuz Kansu, farklı bir uçak geliştirmek istediği “uçan kanat” projesini yönetime bildirdi. Yakın zamanda sona eren İkinci Dünya Savaşının ardından fabrikada görevli Polonyalı mühendisler ülkelerine geri çağrılmış, fabrikada sadece Türk mühendisler hizmet vermekteydiler. Bu projeyle aynı zamanda Türk mühendislerinin yapabileceklerini de ortaya koyacaktı. Düşük maliyetli “uçan kanat” projesinin uluslararası havacılık sanayiinde ses getirmesi bekleniyordu.

    Süratle tamamlanan ana tasarım ve teknik hesaplamaların ardından fabrikanın 13. projesi olması vesilesiyle “uçan kanat”a THK-13 ismi verildi. Planörün, hafif olması için ahşaptan imal edilecekti. Tek pilot tarafından yönlendirilmesi düşünülen uçağın kokpitinin üstü açıktı. Hemen altında ana iniş takımı bulunuyordu. Uçakla veya otomobille çekilerek havalanacak şekilde tasarlanmıştı.

    O yıllarda ülkemizde henüz rüzgar tünelinin olmamasından dolayı hazırlanan 1/10 ölçekli model, THK-5 uçağının üzerine konularak gerekli testler gerçekleştirildi. Hava akımı ve kumanda değerleri yapılan hesapları doğruluyordu. Hemen üretime geçildi.

    İLK TEST UÇUŞU
    Aşağı yukarı 8 ay süren çalışmalar sonrasında THK-13 prototipi tamamlanmıştı. İlk uçuş 20 Ağustos 1948 de Test Pilotu Kadri Kavukçu tarafından gerçekleştirdi. Pistte küçük aralıklı zıplamalarla başlayan testler yerini kısa uçuşlara bıraktı. Planör bu uçuşlarda Focke-Wulf 44 uçağıyla çekilerek kalkıyordu.

    26 Ağustos’da yapılan uçuştaysa talihsiz bir kaza yaşandı. Uçakla havalanan THK-13, Çankaya üzerine gelerek Cumhurbaşkanı İnönü’ye gösterilecekti. 300 metre yükseklikte Çankaya semalarına varan THK-13 bir anda uçağın bağlı olduğu telden kurtuldu. Uçan kanat, Küçükesat bağlarındaki düzlüğe inmeyi başardı. Mecburi iniş ufak defek hasarlarla atlatılmıştı.

    Derhal kurtarma ekipleri olay yerine vardılar. Planör hızla tamir edildi. Olduğu yerden Focke-Wulf 44 uçağıyla çekilerek tekrar havalandırıldı. Yerden yükselen THK-13 kısa süre sonra tekrar telden kurtuldu ancak bu sefer daha sert bir iniş yaptı. Kazada pilot hafif yaralanırken, planörde ağır hasar oluşmuştu.

    Ekip yılmadı… Fabrikada çalışmalar tekrar başladı. Tasarım elden geçirildi ve ana yapı güçlendirildi. Bu kez Cemal Uygun test pilotu olarak seçilmişti. Kısa sürede tamamlanan çalışmaların ardından 29 Eylül de ilk uçuş planlandı. Sıçrama testlerinden sonra ertesi gün daha uzun uçuş yapılmasına karar verildi. 30 Eylül günü kalkış sırasında uçağın çektiği THK-13 sağa kaçmaya başlamıştı. Pilotun verdiği kumandalardan yerden bu kaçışın önlenemediği anlaşılıyordu.

    Test pilotu Cemal Uygun, çok az irtifa aldıktan sonra teli çeken uçağı tehlikeye atmamak için teli bırakmak zorunda kaldı. THK-13 yan yatarak piste çarptı. Bu kez de pilot kazayı hafif sıyrıklarla atlatmış ancak planör tamamen parçalanmıştı. Yapılan incelemelerin ardından kanat içindeki ağaç parçaların sıkıştırılmasında kullanılan mengenin unutulduğu farkedildi. Yerinden çıkan mengene kalkış sırasında sıkışarak kumanda sisteminin çalışmasını engellediği ortaya çıktı.

    Yine Devrim otomobilinde olduğu gibi dereyi geçip kıyıda boğulmuştuk.

    Paris Havacılık Fuarı’nda sergilenen, yurtdışında büyük ilgi gören THK-13 projesi kazadan sonra geliştirilemedi. Büyük heyecanla başlayan ilk yerli uçak projesi tarihin tozlu yaprakları arasında kayboldu gitti.

    NEDEN UÇAN KANAT
    Teorik olarak uçan kanat, aerodinamik açıdan en verimli uçuş yeteneklerine sahip uçak tasarımıdır. Bunun nedeni, hava filelerinin kanat yüzeyini tam olarak kullanması. Böylece irtifa kaybetmeden daha fazla süzülebilen uçan daha az motor gücüyle ekonomik uçuş yapılabiliyor.
    Kanatlarla birlikte yüzey genişlediği için taşıma kapasitesi standart tasarımların çok daha üzerinde.
    Tasarımın dezajantajı uçağın kontrolünün zor olması. Bu problem yeni nesil uçaklarda geliştirilmiş otopilot sistemleriyle çözülüyor.
    Boeing in “Phantom Works” (Hayalet İşler) bölümü tarafından geliştirilen 7 metre kanat açıklığına sahip X-48B, NASA nın desteklediği fonlarla ilk uçuşunu 2007 de yaptı. 3 bin metre yüksekliğe çıkabilen uçak, saatte 220km hıza ulaştı. Modelin geliştirilerek önümüzdeki 20 yıl içinde sivil yolcu taşımada kullanılması planlanıyor.

    Halen kullanılmakta olan B-2 bombardıman uçağı, uçan kanat tasarımının en başarılı örneği. Havacılık dünyasının 1 milyar dolarlık birim fiyatıyla en pahalı uçağı ünvanını elinde bulunduran B-2, radara yakalanmıyor.

    THK-13 Türk Uçan Kanat hakkında paylaşılan fotoğraflar
    Not: Fotoğraflar kopkit.aero isimli internet sitesinin Yıllar önce uçan kanat yapmıştık! isimli yazısında paylaştığı fotoğraflardır.


    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı projesi 1

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı projesi 2

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı üretim aşaması, ahşap kanat iskeleti

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı üretim aşaması

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı uçmaya hazır bitmiş prototip

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı uçmaya hazır bitmiş prototip

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağını tasarlayan ve imal eden tamamı Türk mühendis ve Ustabaşları ekibi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağını tasarlayan ve imal eden tamamı Türk mühendis ve Ustabaşları ekibi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı test pilotu Kadri Kavukçu

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı test pilotu Kadri Kavukçu’nun vermiş olduğu rapor

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı için yahudi hürriyet gazetesi tarafından yazılan 29 Eylül 1948 tarihli kaza haberi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı için Anadolu gazetesi tarafından yazılan 29 Eylül 1948 tarihli kaza haberi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı 2. test pilotu Cemal Uygun

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı fabrika bahçesinde uçuşa hazırlanırken

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı 28 Eylül 1948 tarihli öğleden sonraki kaza görüntüsü

    Kopkip.aero yazarı Mustafa Kılıç’ın hazırladığı, Türkiye’nin en ilginç havacılık tasarımlarından biri olan THK-13’ün hikayesini anlatan kitap.

    Yahudi sedat simavi tarafından kurulan aynı kafa düşünceli hürriyet gazetesinin 7 Mart 2010 tarihli pişkin haberi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı fabrika bahçesinde uçuşa hazırlanırken tepeden görünümü

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı fabrika bahçesinde uçmaya hazır bitmiş prototip

    Soldaki: 1948 THK-13 uçan kanat, Türk hayalet uçağı, Türk Hava Kurumu 1948 yılında Ankara Etimesgut’daki fabrikasında üretti – Sağdaki 1981 üretimi Amerikan uçan kanat B2 bombardıman uçağı, piyasa satış fiyatı 1 milyar $ civarı

    b2tarihthk-13türkuçakuçan kanat
    Bu yazıdan alıntı yaptığınızda lütfen kaynak belirtiniz. Alıntı Linki: THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Kopyası Amerikan B2 Bombardıman Uçağı
    ‹ Önceki • Sonraki ›


    21 Yorum var

    Bir şey söyle…

    Yorumcu bilgileriniz▼
    Pingback: TARİH : TÜRKLER 1 milyar dolarlık Amerikan B2 Bombardıman Uçağı’ nı 69 yıl önce yaptı | Teşkilat-ı Mahsusa
    Metehan 2018-1-20 07:57
    Bahsi geçen b2 bin fiyatı 2 milyar küsur dolardır b2 uçağı hayaletleği sadece yapısı ile değil motor teknolojisi ve boyası ile sağlamaktadır thk13 Bir uçak bile değil bir planör dür kaza halatın kopması ile yaşanmıştır sonrasında onarım için eklenen proje harici yükler uçağın yük merkezini ve kaldırma merkezini bozmuş planör birdaha hiç gökyüzü ile bulusamamistir thk13 Bir uçak değildir

    Beğen (0)
    Cevapla
    Timur Cakir 2018-7-23 00:57
    1948 yılından bahsediyoruz dostum1948 de bunu yapsan 2020 de tek başına savaşı kazanacak bir uçak yapardın.Yani usa yı tek başına yerle bir edecek bir uçak! Bunu yapsaydık bugün suriye,Irak,filistin ve libya kötü durumda olmazdı malesef

    Beğen (1)
    Ali kamil acar 2016-10-5 00:40
    Nazi almanyası bu çalışmayı 1938 yılında başlayıp 1944 sonlarında savaşa yetiştiremeden jet motorlusunu yapmıştır .. araştırın göreceksiniz

    Beğen (3)
    Cevapla
    Timur Cakir 2018-7-23 00:46
    Senin bahsettiğin şey ufo dedikleri hava aracı olmasınVe ondada jet değil transformatör vardı.Jet motoru dediğin nazinin tamamlayamadığı v2 roketleriydi ve Nasanın uzaya gönderdiği roketlerde imzasını görürsün.Bu kadar abartmayın usa yı…Atom bombalarını bile çalıntı çalışmalarla inşa ettiler.

    Beğen (0)
    Bluejourney 2016-3-25 02:41
    Kuyruksuz bir Delta kanat bilgisayar desteksiz uçması imkansızdır. Belkide bu sebeple proje 1952 de rafa kaldırılmıştır. Manupile edecekseniz bile altını doldurun.!

    Beğen (1)
    Cevapla
    Ali Veli 2016-11-5 15:35
    Yani demek istiyorsunuz ki bilgisayarın icat edilmesini beklemek için uçak fabrikasını kapattılar.

    Beğen (3)
    isa koç 2016-11-6 14:09
    ) Dimi ya. Aynen dediler ki bilgisayar 15 yıl sonra icat edilecek biz de o zamana kadar zarar etmek yerine fabrikayı kapatalım ��

    Beğen (0)
    vatansever 2015-9-4 14:36
    Yarasa uçakları incelerken önce Bk sonra da THK-13 ile karşılaştım ve ilgimi çekti nasıl olabilir dedim. Biraz araştırdım, THK-13 projesi 1952 hükumeti zamanında sonlandırılmış. Yazıda 1948 yılında Sedat Semavi tarafından kurulan Hürriyet bu tarih esas alınarak suçlanmış. Ben kimseyi suçlamıyor veya savunmuyorum ama bu mantıkla bakarsanız 1948 yılı vatanı sevenlerin başlattığı projeler söz konusu iken 1952 yılında bu projeleri iptal eden Adnan Menderes hükumeti oluyor, sadece düz mantık. Esasen yazının baş kısmında sorun var. Dayanağınız olsun.

    Beğen (0)
    Cevapla
    isa koç 2015-9-5 06:18
    Evet orayi tekrar detaylica bi gozden geciricem Insallah, yanilgiya dusmus olabilirim.

    Beğen (0)
    muhendis 2015-4-20 11:22
    bir mühendis arkadaşım galiba amerikan okullarında okuyup, diploma almış, çaktırmadan beyni yıkananlardan yani, kimisi bilerek,kimisi bilmeden…..

    Beğen (4)
    Cevapla
    Bir Mühendis 2015-4-7 12:24
    Admin kardeşimiz kendisi mi yazmış başka bir yerden mi almış bilmiyorum ancak bu haber milli duyguları sömürme amaçlı yapılmış asparagas bir haberdir.

    Beğen (2)
    Cevapla
    isa koç 2015-4-11 10:50
    Yazının baş kısmı bana ait. Diğer 2 haber ise yazarların orjinal yazılarından alıntı. Milli duyguları sömürme olarak algılaman şaşırttı beni.

    Beğen (0)
    Kadir 2015-1-21 20:54
    Merhaba, Öncelikle halkımızı bilgilendirmeye yönelik paylaşımlarınızı taktirle karşıladığımı bilmenizi isterim. Üstad’a verdiğiniz linki farkettim, ayrıca tebrik ederim.

    Konuya dönecek olursak, I. ve II. dünya savaşları ilgi alanımdır. Yazınızı okuduktan sonra düzeltme ve bilgilendirme ihtiyacı hissettim.

    Günümüzde kullanılan/geliştirilen modern savaş teknolojilerinin temelinde II. dünya savaşı yatmaktadır. En kısa ifadeyle II. dünya savaşı silah endüstrisi için deneyimlenebilen ve gerçek zamanlı sonuçları gözlemlenebilen canlı bir ar-ge üssüydü.

    Bu dönemde Almanların siyon desteğiyle geldikleri noktayı görmezden gelmek aptallıktan öte gitmeyecektir. Ve günümüzdeki süper güçleri süper güç yapan yegane kırılma noktası Berlin’dir. Berlin’e önce giren kârlı çıkmıştır. Ama sosyo-politik ama ekonomik. Hangi yönden incelerseniz inceleyiniz, bu budur. Hatta bu konuda anekdot mevcuttur. Berlin’e ABD getirilen mühendis ekibi Almanların saldırı ve savunma amacıyla geliştirdikleri en son buluşları, yüksek ve düşük frekans teknikleri, roketler ve roket savunma teknikleri, Jet motorlu uçak prototipleri, Nükleer enerji ve atom tekniği ile ilgili mikrofilmleri inceledikten sonra Almanlar bizden en az 10 yıl ileri bir teknolojiye sahip demiştir.

    Dolayısıyla Almanların kağıt üstünde savaşı kaybetmelerine neden olacak hiçbir done olmadığı gibi herşey lehlerineydi. Almanlar verilen görevi tamamladıkları için subayları, komutanları, mühendisleri kısaca beyin takımı satın alınarak Nazi Almanyasının kalemi kırılmıştır. Bu arada Nazilerin yegane görevi I. dünya savaşının sebebi olan israil terörist devletinin kurulmayarak dahası yahudilerin İngilterenin kucağına düşmüş olmasıdır. II. dünya savaşında bizzat Kriegsmarine tarafından yahudiler vaadedilmiş! topraklara taşınmıştır.

    Geri dönecek olursak, Berlin’e ilk giren ganimeti toplamıştır.

    Tam bu noktada bu uçak konusu yazımızın mihenk taşıdır. Yazınızda bahsi geçen uçak bizzat Hitlerin emriyle tasarımları Reimar and Walter Horten’e üretimi Gothaer Waggonfabrik’e yaptırılmıştır. Şirketin daha o dönemde Ufo ve uzay temalı tasarımları ve envanterleri göz ardı edilmemelidir.

    Hitlerin Luftwaffe’ye ve dolayısıyla Gothaer Waggonfabrik’e şartları şunlardı;

    – Radar’a yakalanmamalı
    – Uzak mesafe yol kat edebilmeli (Plan ABD’nin büyük şehirleri bombalanmadan ABD’nin savaştan çekilmeyeceği felsefesi üzerine konumlandırılmıştır.)
    – Ve en önemlisi, bilinen hava taşıtlarından farklı olarak Nükleer içerikli savaş envanteri taşımalıdır.

    Yukarıdaki maddelerin hiçbiri o günün şartları için komik gelmemelidir, aksine ciddiye alınmalıdır. Çünkü daha önce Hitlerin modellediği ve savaş endüstrisine kazandırdığı örnekler ortadadır. Bkn: Gustou, Dora, Maus, Ratte ve Monster-(Örneği yoktur) tankları, V1-V2 roketleri, Çılgınca inşaa edilmiş hava savunma kuleleri, Hâla karadenizde bulunabilen P08 tabancalar, UFO prototipleri, Ubot’lar emsalsiz tasarım örnekleridir.

    Savaşın son dönemleri olan 1 Mart 44″ yılında bahsi geçen uçak jet motoruyla (Tarihte ilk Almanlar tarafından bu savaş sırasında icat edilmiştir.) ilk uçuşunu yaparak Hitler’e taktim edilmiştir. Ancak savaş ekonomisi, işgal ve değişken şartlar nedeniyle üretime geçirilemeyen bu muazzam cihaz amerikalılar için tam bir savaş ganimeti olmuştur. Ve ülkelerine götürdükleri ilk gizli ibareli kargo budur. Uçak derinlemesine incelenmiş ve ancak amerikan teknolojisi 89″ yılında ilk testleri yapabilecek konuma gelmiş ve 97″ yılında ordu envanterine sokulmuştur. Ne ilginçtir ki, “97 yılında seri üretime geçen uçak Hitlerin isteklerinin ABD bayrağıyla vücüt bulmuş halidir. Merak edenler için, uçak ilk önce Almanya’dan Tenesse’de bulunan Sabre Army Airfield askeri üsse getirilmiş daha sonra ABD’nin kozmik odası olan 51.Bölge’ye nakledilmiş ve halen bizim bilmediğimiz diğer savaş ganimetleri arasındaki yerini almıştır. Ayrıca minimize edilmiş bir kopyası San Diego’da bulunan hava ve uzay müzesinde yerini almıştır.

    Sonuç olarak, ne ACIDIR ki, ilk yapan, düşünen biz değiliz.

    Yazınızda bahsettiklerinize katılmakla beraber, o yıllarda Türkiye Devleti kesinlikle ve kesinlikle rol oynatacak değil rol OYNAYACAK bir yapıda dizayn edildiğinden Vecihi Hürkuş gibi daha adını bile duymadığımız fikir adamı ve mucitler kemalistler ve ağababaları olan Kapitalist/Siyonist sistem karşısında diz çöktürülmüş yetmemiş tabiri caiz ise dizleri kesilmiştir.

    Konumuz üzerine son olarak ilk pilotlarımız olan Tayyereci Sadık, Fethi, Nuri beyler’e rahmet okumadan geçemeyeceğim.

    *Konu olan uçak;
    http://emailsfromgrandma.com/wp-cont...6/ATT00171.jpg

    http://emailsfromgrandma.com/wp-cont...6/ATT00153.jpg

    http://2.bp.blogspot.com/-M5MP7EW2fm..._IX_V3_All.png

    http://www.the-blueprints.com/bluepr...lane-40275.jpg

    https://eshop.hobbyart.sk:4443/model...tions_camo.jpg

    Tanklar;
    http://www.google.com.tr/url?sa=i&rc...21952516474451

    http://landcruiser.greyfalcon.us/pictures/lz2.jpg

    Beğen (10)
    Cevapla
    Pingback: Dünya’nın ilk hayalet uçağı uçan kanat THK-13, Türk hayalet uçağı | Haberr.com
    Ali 2014-6-14 22:12
    Dalga mı geçiyosunuz bana mı öyle geliyo Hayalet uçakla bunun ilgi ve alakası ne?

    Beğen (0)
    Cevapla
    isa koç 2014-6-16 05:48
    Normal uçaklar dar bir kanat yapısı kullanılar ve bunları uçurmak oldukça kolaydır, fakat uçarken çok ses çıkartırlar. Uçağın sesini kısmak için en büyük çare kanat yapısını hayalet uçaktaki gibi büyük ve üçgen şeklinde yapmak. Hayalet uçağın kanat yapısı onu uçarken oldukça sessiz kılmakta. Ayrıca çok ekonomik uçmasını sağlamakta.

    İşte THK-13 uçağıda bu fikri ilk düşünülüp uygulanan uçak olması sebebiyle casus uçakları babası sayılırlar.
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

  2. #562
    THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Kopyası Amerikan B2 Bombardıman Uçağı
    2014-06-12 • Tarih • 21 Yorum •39.108 Görüntüleme.


    Soldaki: 1948 THK-13 uçan kanat, Türk hayalet uçağı, Türk Hava Kurumu 1948 yılında Ankara Etimesgut'daki fabrikasında üretti - Sağdaki 1981 üretimi Amerikan uçan kanat B2 bombardıman uçağı, piyasa satış fiyatı 1 milyar $ civarı
    Soldaki: 1948 THK-13 uçan kanat, Türk hayalet uçağı, Türk Hava Kurumu 1948 yılında Ankara Etimesgut’daki fabrikasında üretti – Sağdaki 1981 üretimi Amerikan uçan kanat B2 bombardıman uçağı, piyasa satış fiyatı 1 milyar $ civarı
    THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Amerikan tarafından kopya edilerek 1981’de üretilen B2 Bombardıman Uçağı, şu anda 1 adetinin piyasa satış fiyatı tam 1 Milyar $’dır. Biz ize bu uçağı ilk üreten ülke olduğumuzu biliyor muydunuz? 1948 yılında Türk Hava Kurumu (THK) tarafından üretilen THK-13 Uçan Kanat Türk hayalet uçağımız gene 1948 yılında bir yahudi olan Sedat Simavi tarafından kurulan ülke içindeki en büyük vatan haini yetiştirme ve kullanma kurumlarından olan Hürriyet gazetesi ve aynı fikir ve duygu bağını taşıyan diğer yayın organları tarafından önce kötülenerek sonrada yaptığı bir kaza üzerine tüm üretimleri iptal ettirilerek uçak üretim piyasasından çekildiğimizi biliyor muydunuz? Ne acıdır ki böyle değerli bir projenin son bulunması Adnan Menderes (1952) zamanın da olmasına denk gelmiştir.

    THK-13 fotoğraflarını görmek için tıklayınız

    THK-13 uçan kanat hakkında basında çıkan haberler;
    Takvim Gazetesinin köşe yazarı Emin Pazarcı’nın Mayıs 2012’de yazdığı ABD kazığını yeni çıkarıyoruz isimli yazısı
    Amerika bize öyle bir kazık atmış ki, dövünüp kendimizi yerden yere vursak yeridir. Aradan altmış küsur yıl geçtikten sonra şimdi yeni çıkarıyoruz. İnanılması güç ama ABD’nin Irak’ta kullandığı o teknoloji harikası “hayalet uçakları” ilk biz ürettik. Hem de 1948 yılında! Sonra, Marshall Planı ile birlikte uçak üretiminden vazgeçtik. Öyle bir hale getirildik ki, bırakın uçağı, şimdi yerli otomobil üretip üretemeyeceğimizi tartışıyoruz.
    THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban’ın verdiği bilgiler, tüyler ürpertici!..
    Bugün yerli otomobil yapıp yapamayacağı tartışılan bu ülke, 1930’dan 1950’ye kadar uçak üretti.
    Hem de 15 farklı modelde. Yetmedi, bunları Danimarka ve Hollanda gibi ülkelere de ihraç etti. Çizdi, üretti ve sattı!
    Bu ülke, 1948’de “uçan kanat” yaptı. Yani, Körfez Savaşı sırasında ortaya çıktığında hepimizi hayran bırakan ABD yapımı “hayalet uçakların” projesi bize ait. Üstelik, bunlar sadece kağıt üzerinde kalmadı, “uçan kanatlar” Etimesgut’ta denenip uçuruldu da. Bakın fotoğraflarına, aralarında hiçbir fark yok. 1946-1947’de bizim düşünüp 1948’de gerçekleştirdiğimizi, Amerika 33 yıl geçtikten sonra 1981’de hayata geçirebildi!
    Sonra, Marshall Planı devreye sokuldu. Bize, “Siz neden uçak üretmekle uğraşıyorsunuz” dediler:
    – Gerek yok. Bırakın bu işleri.
    Biz üretir, size yardım olarak veririz.
    Biz fabrikaların kapısına kilit vurduk. Onlar da gönderdiler hurdaları, sattılar yedek parçalarını.
    Frenlediler, durdurdular, sömürdüler! Yıllar boyunca ülkeyi yönetenlerden bir Allah’ın kulu da çıkıp bu ihanete “dur” demedi! Dile kolay; aradan tam 64 yıl geçtikten sonra açığı kapatmaya çalışıyoruz. İlk adım bugün atılacak.
    THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından saat 10:30’da açılacak.
    Peki ne yapacak bu üniversite?
    Pilot, teknisyen, hava trafik kontrolörü ve kabin memuru yetiştirecek. 2014’ün ilk aylarında da semalarımızı bu üniversitede üretilecek yerli uçaklar kaplayacak.
    Kaderin cilvesine bakın ki, uçakların üretimi 1950’lere kadar kullanılıp kapısına kilit vurulan o eski “uçak fabrikası” binasında gerçekleştirilecek.
    Bitmedi, bu kadar da değil…
    Buradan astronotlar yetişecek.
    Türkiye’nin ortaya koyduğu “2023 Yılı’nda uzaya çıkacağız” hedefini THK üniversitesi mezunu astronotlar gerçekleştirecek. Birileri yine taş koymaz ve engellemez ise, belki yerli uzay mekiğimizi bile yapacağız.
    Türkiye için heyecan verici bir tablo.
    Oysa, yıllar önce önümüze taş konulmasa, ufkumuz kapatılmasa, bütün bunlar son derece basit ve rutin havacılık faaliyetleri olarak görülecekti! Üstelik, havacılık alanında dünyada büyük bir değişim var…
    THK Üniversitesi de resmi açılışı yapılmadan bu değişimi kavramış durumda. Öyle görünüyor ki, 2020’li yıllara gelindiğinde uçakların da pabucu dama atılacak. 1800’lü yıllardan kalma “hızlanarak havalanma” anlayışı terk edilecek.
    Muhtemelen geleneksel uçakların büyük bölümü hurdaya çıkacak.
    Gökyüzünü, uçan daire benzeri başka hava araçları kaplayacak.
    Şimdilik adı konulamıyor. Henüz ticarileştirilmedi ama Japonlar ilk üretimi yaptı.
    Bu hava araçları, piste ihtiyaç duymayacak. Olduğu yerden kalkıp, istedikleri yere iniş yapabilecek. Kim bilir, belki gelecekte otomobillerin yerini uçan daire benzeri bu hava araçları alacak.
    Rektör Ünsal Ban da dikkatini bu noktaya çevirmiş durumda ve oldukça iddialı:
    – İşte biz bu yeni teknolojiyi yakalayacağız. Türkiye büyük bir değişim içinde.
    Dünyanın 37. havacılık üniversitesinin bugün Cumhurbaşkanı tarafından Ankara’da açılacak olması, bu değişimin en önemli göstergelerinden biri.
    Üstelik, THK Havacılık ve Uzay Bilimleri Üniversitesi, emsallerinden çok daha avantajlı.
    90 uçağı ve 4 pisti ile imkânları en geniş olanı.
    Alt yapımız hazır.
    Yetişmiş beyin gücümüz var.
    Amerikalılar’ın 1981’de başardığını, 33 yıl önce 1948’de düşünüp hayata geçirecek kadar da ufuk sahibiyiz. Bu ülke insanı, yıldızlara bile ok atar! Yeter ki, iyi yönetilsin ve önüne taş konulmasın.



    Linklup.com isimli internet sitesinin Osman Selçuk Özkan isimli yazarı tarafından Ağustos 2013’de yazılan yazısı
    Bir zamanlar bu ülkede iyi şeyler de yapılmış. “Bu memleketten birşey çıkmaz” diyenlere inat yerli arabayı da üretmişiz, uçağı da. Ancak ülkenin önünde duran birtakım karanlık güçler satılmış bürokratların da gayretleriyle bu yükselişi tersine çevirmeyi ne yazık ki başarmışlardır.

    Birkaç yıl önce filmi de yapılan ilk yerli otomobil Devrim’in acıklı hikayesini bilirsiniz. İşte bu da onun gibi birşey.

    Bir zamanlar uçak üretmişiz uçak. Ancak bugün uçak tekerleği bile üretmeyen bir durumdayız. Bu gün eğer bu noktadaysak günümüze kadar gelen tüm iktidarların, tüm bürokratların bunda katkısı vardır.

    İlk test uçuşunda birtakım sorunlar yaşayan ekibin projesi basın tarafından acımasızca eleştirilmiş, adeta yerden yere vurulmuştu.

    THK-13’ün bu ilk ciddi kazasına basının tepkisi ilginçti. Önde gelen gazetelerin çoğu, ağız birliği etmişçesine projenin maliyetini eleştiriyor, THK projelerini yerin dibine sokuyor; Kurum’u alaya alıyor, aşağılıyordu. Örneğin 28 Ağustos 1948 tarihli Hürriyet gazetesinin ilgili habere layık gördüğü başlık ve giriş şöyleydi:

    Hava Kurumu bir uçan kanat inşa etti
    Uçan kanat Çankaya üzerinde düştü
    Bundan habersiz olan radyo da Hava Kurumunun başarılarını methetti!
    29 Ağustos tarihli Hergün gazetesiyse, haberi şu başlıkla veriyordu:
    Zararın neresinden dönülürse!
    Neredeyse tüm gazetelerde, kazayı konu alan haber şu paragrafla bitiriliyordu:

    “Uçan kanadın düşmesinden sonra Hava Kurumu tayyare imal etmekten vazgeçmiş ve piyasadan çocuk karyolası, masa, dikiş kutusu gibi siparişler almaya başlamıştır.”

    İşte bu ülkenin ve Türk mühendislerinin önünü kesmek için sözleşmiş satılmışlarla, yardakçı basının daha önce de ülkeyi defalarca nasıl sattığının, nasıl baltaladığının ve bu halkı nasıl aptal yerine koyduğunun hüzünlü hikayesidir…

    Şimdi gelelim konuya…

    Askerlik görevini tamamlayıp 1947 yılı sonunda THK Uçak Fabrikası’ndaki görevine geri dönen Yüksek Mühendis Yavuz Kansu, farklı bir uçak geliştirmek istediği “uçan kanat” projesini yönetime bildirdi. Yakın zamanda sona eren İkinci Dünya Savaşının ardından fabrikada görevli Polonyalı mühendisler ülkelerine geri çağrılmış, fabrikada sadece Türk mühendisler hizmet vermekteydiler. Bu projeyle aynı zamanda Türk mühendislerinin yapabileceklerini de ortaya koyacaktı. Düşük maliyetli “uçan kanat” projesinin uluslararası havacılık sanayiinde ses getirmesi bekleniyordu.

    Süratle tamamlanan ana tasarım ve teknik hesaplamaların ardından fabrikanın 13. projesi olması vesilesiyle “uçan kanat”a THK-13 ismi verildi. Planörün, hafif olması için ahşaptan imal edilecekti. Tek pilot tarafından yönlendirilmesi düşünülen uçağın kokpitinin üstü açıktı. Hemen altında ana iniş takımı bulunuyordu. Uçakla veya otomobille çekilerek havalanacak şekilde tasarlanmıştı.

    O yıllarda ülkemizde henüz rüzgar tünelinin olmamasından dolayı hazırlanan 1/10 ölçekli model, THK-5 uçağının üzerine konularak gerekli testler gerçekleştirildi. Hava akımı ve kumanda değerleri yapılan hesapları doğruluyordu. Hemen üretime geçildi.

    İLK TEST UÇUŞU
    Aşağı yukarı 8 ay süren çalışmalar sonrasında THK-13 prototipi tamamlanmıştı. İlk uçuş 20 Ağustos 1948 de Test Pilotu Kadri Kavukçu tarafından gerçekleştirdi. Pistte küçük aralıklı zıplamalarla başlayan testler yerini kısa uçuşlara bıraktı. Planör bu uçuşlarda Focke-Wulf 44 uçağıyla çekilerek kalkıyordu.

    26 Ağustos’da yapılan uçuştaysa talihsiz bir kaza yaşandı. Uçakla havalanan THK-13, Çankaya üzerine gelerek Cumhurbaşkanı İnönü’ye gösterilecekti. 300 metre yükseklikte Çankaya semalarına varan THK-13 bir anda uçağın bağlı olduğu telden kurtuldu. Uçan kanat, Küçükesat bağlarındaki düzlüğe inmeyi başardı. Mecburi iniş ufak defek hasarlarla atlatılmıştı.

    Derhal kurtarma ekipleri olay yerine vardılar. Planör hızla tamir edildi. Olduğu yerden Focke-Wulf 44 uçağıyla çekilerek tekrar havalandırıldı. Yerden yükselen THK-13 kısa süre sonra tekrar telden kurtuldu ancak bu sefer daha sert bir iniş yaptı. Kazada pilot hafif yaralanırken, planörde ağır hasar oluşmuştu.

    Ekip yılmadı… Fabrikada çalışmalar tekrar başladı. Tasarım elden geçirildi ve ana yapı güçlendirildi. Bu kez Cemal Uygun test pilotu olarak seçilmişti. Kısa sürede tamamlanan çalışmaların ardından 29 Eylül de ilk uçuş planlandı. Sıçrama testlerinden sonra ertesi gün daha uzun uçuş yapılmasına karar verildi. 30 Eylül günü kalkış sırasında uçağın çektiği THK-13 sağa kaçmaya başlamıştı. Pilotun verdiği kumandalardan yerden bu kaçışın önlenemediği anlaşılıyordu.

    Test pilotu Cemal Uygun, çok az irtifa aldıktan sonra teli çeken uçağı tehlikeye atmamak için teli bırakmak zorunda kaldı. THK-13 yan yatarak piste çarptı. Bu kez de pilot kazayı hafif sıyrıklarla atlatmış ancak planör tamamen parçalanmıştı. Yapılan incelemelerin ardından kanat içindeki ağaç parçaların sıkıştırılmasında kullanılan mengenin unutulduğu farkedildi. Yerinden çıkan mengene kalkış sırasında sıkışarak kumanda sisteminin çalışmasını engellediği ortaya çıktı.

    Yine Devrim otomobilinde olduğu gibi dereyi geçip kıyıda boğulmuştuk.

    Paris Havacılık Fuarı’nda sergilenen, yurtdışında büyük ilgi gören THK-13 projesi kazadan sonra geliştirilemedi. Büyük heyecanla başlayan ilk yerli uçak projesi tarihin tozlu yaprakları arasında kayboldu gitti.

    NEDEN UÇAN KANAT
    Teorik olarak uçan kanat, aerodinamik açıdan en verimli uçuş yeteneklerine sahip uçak tasarımıdır. Bunun nedeni, hava filelerinin kanat yüzeyini tam olarak kullanması. Böylece irtifa kaybetmeden daha fazla süzülebilen uçan daha az motor gücüyle ekonomik uçuş yapılabiliyor.
    Kanatlarla birlikte yüzey genişlediği için taşıma kapasitesi standart tasarımların çok daha üzerinde.
    Tasarımın dezajantajı uçağın kontrolünün zor olması. Bu problem yeni nesil uçaklarda geliştirilmiş otopilot sistemleriyle çözülüyor.
    Boeing in “Phantom Works” (Hayalet İşler) bölümü tarafından geliştirilen 7 metre kanat açıklığına sahip X-48B, NASA nın desteklediği fonlarla ilk uçuşunu 2007 de yaptı. 3 bin metre yüksekliğe çıkabilen uçak, saatte 220km hıza ulaştı. Modelin geliştirilerek önümüzdeki 20 yıl içinde sivil yolcu taşımada kullanılması planlanıyor.

    Halen kullanılmakta olan B-2 bombardıman uçağı, uçan kanat tasarımının en başarılı örneği. Havacılık dünyasının 1 milyar dolarlık birim fiyatıyla en pahalı uçağı ünvanını elinde bulunduran B-2, radara yakalanmıyor.

    THK-13 Türk Uçan Kanat hakkında paylaşılan fotoğraflar
    Not: Fotoğraflar kopkit.aero isimli internet sitesinin Yıllar önce uçan kanat yapmıştık! isimli yazısında paylaştığı fotoğraflardır.


    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı projesi 1

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı projesi 2

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı üretim aşaması, ahşap kanat iskeleti

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı üretim aşaması

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı uçmaya hazır bitmiş prototip

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı uçmaya hazır bitmiş prototip

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağını tasarlayan ve imal eden tamamı Türk mühendis ve Ustabaşları ekibi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağını tasarlayan ve imal eden tamamı Türk mühendis ve Ustabaşları ekibi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı test pilotu Kadri Kavukçu

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı test pilotu Kadri Kavukçu’nun vermiş olduğu rapor

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı için yahudi hürriyet gazetesi tarafından yazılan 29 Eylül 1948 tarihli kaza haberi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı için Anadolu gazetesi tarafından yazılan 29 Eylül 1948 tarihli kaza haberi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı 2. test pilotu Cemal Uygun

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı fabrika bahçesinde uçuşa hazırlanırken

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı 28 Eylül 1948 tarihli öğleden sonraki kaza görüntüsü

    Kopkip.aero yazarı Mustafa Kılıç’ın hazırladığı, Türkiye’nin en ilginç havacılık tasarımlarından biri olan THK-13’ün hikayesini anlatan kitap.

    Yahudi sedat simavi tarafından kurulan aynı kafa düşünceli hürriyet gazetesinin 7 Mart 2010 tarihli pişkin haberi

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı fabrika bahçesinde uçuşa hazırlanırken tepeden görünümü

    Türk uçan kanat, Türk hayalet uçağı fabrika bahçesinde uçmaya hazır bitmiş prototip

    Soldaki: 1948 THK-13 uçan kanat, Türk hayalet uçağı, Türk Hava Kurumu 1948 yılında Ankara Etimesgut’daki fabrikasında üretti – Sağdaki 1981 üretimi Amerikan uçan kanat B2 bombardıman uçağı, piyasa satış fiyatı 1 milyar $ civarı

    b2tarihthk-13türkuçakuçan kanat
    Bu yazıdan alıntı yaptığınızda lütfen kaynak belirtiniz. Alıntı Linki: THK-13 uçan kanat, Türk hayalet bombardıman uçağı, Kopyası Amerikan B2 Bombardıman Uçağı
    ‹ Önceki • Sonraki ›


    21 Yorum var

    Bir şey söyle…

    Yorumcu bilgileriniz▼
    Pingback: TARİH : TÜRKLER 1 milyar dolarlık Amerikan B2 Bombardıman Uçağı’ nı 69 yıl önce yaptı | Teşkilat-ı Mahsusa
    Metehan 2018-1-20 07:57
    Bahsi geçen b2 bin fiyatı 2 milyar küsur dolardır b2 uçağı hayaletleği sadece yapısı ile değil motor teknolojisi ve boyası ile sağlamaktadır thk13 Bir uçak bile değil bir planör dür kaza halatın kopması ile yaşanmıştır sonrasında onarım için eklenen proje harici yükler uçağın yük merkezini ve kaldırma merkezini bozmuş planör birdaha hiç gökyüzü ile bulusamamistir thk13 Bir uçak değildir

    Beğen (0)
    Cevapla
    Timur Cakir 2018-7-23 00:57
    1948 yılından bahsediyoruz dostum1948 de bunu yapsan 2020 de tek başına savaşı kazanacak bir uçak yapardın.Yani usa yı tek başına yerle bir edecek bir uçak! Bunu yapsaydık bugün suriye,Irak,filistin ve libya kötü durumda olmazdı malesef

    Beğen (1)
    Ali kamil acar 2016-10-5 00:40
    Nazi almanyası bu çalışmayı 1938 yılında başlayıp 1944 sonlarında savaşa yetiştiremeden jet motorlusunu yapmıştır .. araştırın göreceksiniz

    Beğen (3)
    Cevapla
    Timur Cakir 2018-7-23 00:46
    Senin bahsettiğin şey ufo dedikleri hava aracı olmasınVe ondada jet değil transformatör vardı.Jet motoru dediğin nazinin tamamlayamadığı v2 roketleriydi ve Nasanın uzaya gönderdiği roketlerde imzasını görürsün.Bu kadar abartmayın usa yı…Atom bombalarını bile çalıntı çalışmalarla inşa ettiler.

    Beğen (0)
    Bluejourney 2016-3-25 02:41
    Kuyruksuz bir Delta kanat bilgisayar desteksiz uçması imkansızdır. Belkide bu sebeple proje 1952 de rafa kaldırılmıştır. Manupile edecekseniz bile altını doldurun.!

    Beğen (1)
    Cevapla
    Ali Veli 2016-11-5 15:35
    Yani demek istiyorsunuz ki bilgisayarın icat edilmesini beklemek için uçak fabrikasını kapattılar.

    Beğen (3)
    isa koç 2016-11-6 14:09
    ) Dimi ya. Aynen dediler ki bilgisayar 15 yıl sonra icat edilecek biz de o zamana kadar zarar etmek yerine fabrikayı kapatalım 😀

    Beğen (0)
    vatansever 2015-9-4 14:36
    Yarasa uçakları incelerken önce Bk sonra da THK-13 ile karşılaştım ve ilgimi çekti nasıl olabilir dedim. Biraz araştırdım, THK-13 projesi 1952 hükumeti zamanında sonlandırılmış. Yazıda 1948 yılında Sedat Semavi tarafından kurulan Hürriyet bu tarih esas alınarak suçlanmış. Ben kimseyi suçlamıyor veya savunmuyorum ama bu mantıkla bakarsanız 1948 yılı vatanı sevenlerin başlattığı projeler söz konusu iken 1952 yılında bu projeleri iptal eden Adnan Menderes hükumeti oluyor, sadece düz mantık. Esasen yazının baş kısmında sorun var. Dayanağınız olsun.

    Beğen (0)
    Cevapla
    isa koç 2015-9-5 06:18
    Evet orayi tekrar detaylica bi gozden geciricem Insallah, yanilgiya dusmus olabilirim.

    Beğen (0)
    muhendis 2015-4-20 11:22
    bir mühendis arkadaşım galiba amerikan okullarında okuyup, diploma almış, çaktırmadan beyni yıkananlardan yani, kimisi bilerek,kimisi bilmeden…..

    Beğen (4)
    Cevapla
    Bir Mühendis 2015-4-7 12:24
    Admin kardeşimiz kendisi mi yazmış başka bir yerden mi almış bilmiyorum ancak bu haber milli duyguları sömürme amaçlı yapılmış asparagas bir haberdir.

    Beğen (2)
    Cevapla
    isa koç 2015-4-11 10:50
    Yazının baş kısmı bana ait. Diğer 2 haber ise yazarların orjinal yazılarından alıntı. Milli duyguları sömürme olarak algılaman şaşırttı beni.

    Beğen (0)
    Kadir 2015-1-21 20:54
    Merhaba, Öncelikle halkımızı bilgilendirmeye yönelik paylaşımlarınızı taktirle karşıladığımı bilmenizi isterim. Üstad’a verdiğiniz linki farkettim, ayrıca tebrik ederim.

    Konuya dönecek olursak, I. ve II. dünya savaşları ilgi alanımdır. Yazınızı okuduktan sonra düzeltme ve bilgilendirme ihtiyacı hissettim.

    Günümüzde kullanılan/geliştirilen modern savaş teknolojilerinin temelinde II. dünya savaşı yatmaktadır. En kısa ifadeyle II. dünya savaşı silah endüstrisi için deneyimlenebilen ve gerçek zamanlı sonuçları gözlemlenebilen canlı bir ar-ge üssüydü.

    Bu dönemde Almanların siyon desteğiyle geldikleri noktayı görmezden gelmek aptallıktan öte gitmeyecektir. Ve günümüzdeki süper güçleri süper güç yapan yegane kırılma noktası Berlin’dir. Berlin’e önce giren kârlı çıkmıştır. Ama sosyo-politik ama ekonomik. Hangi yönden incelerseniz inceleyiniz, bu budur. Hatta bu konuda anekdot mevcuttur. Berlin’e ABD getirilen mühendis ekibi Almanların saldırı ve savunma amacıyla geliştirdikleri en son buluşları, yüksek ve düşük frekans teknikleri, roketler ve roket savunma teknikleri, Jet motorlu uçak prototipleri, Nükleer enerji ve atom tekniği ile ilgili mikrofilmleri inceledikten sonra Almanlar bizden en az 10 yıl ileri bir teknolojiye sahip demiştir.

    Dolayısıyla Almanların kağıt üstünde savaşı kaybetmelerine neden olacak hiçbir done olmadığı gibi herşey lehlerineydi. Almanlar verilen görevi tamamladıkları için subayları, komutanları, mühendisleri kısaca beyin takımı satın alınarak Nazi Almanyasının kalemi kırılmıştır. Bu arada Nazilerin yegane görevi I. dünya savaşının sebebi olan israil terörist devletinin kurulmayarak dahası yahudilerin İngilterenin kucağına düşmüş olmasıdır. II. dünya savaşında bizzat Kriegsmarine tarafından yahudiler vaadedilmiş! topraklara taşınmıştır.

    Geri dönecek olursak, Berlin’e ilk giren ganimeti toplamıştır.

    Tam bu noktada bu uçak konusu yazımızın mihenk taşıdır. Yazınızda bahsi geçen uçak bizzat Hitlerin emriyle tasarımları Reimar and Walter Horten’e üretimi Gothaer Waggonfabrik’e yaptırılmıştır. Şirketin daha o dönemde Ufo ve uzay temalı tasarımları ve envanterleri göz ardı edilmemelidir.

    Hitlerin Luftwaffe’ye ve dolayısıyla Gothaer Waggonfabrik’e şartları şunlardı;

    – Radar’a yakalanmamalı
    – Uzak mesafe yol kat edebilmeli (Plan ABD’nin büyük şehirleri bombalanmadan ABD’nin savaştan çekilmeyeceği felsefesi üzerine konumlandırılmıştır.)
    – Ve en önemlisi, bilinen hava taşıtlarından farklı olarak Nükleer içerikli savaş envanteri taşımalıdır.

    Yukarıdaki maddelerin hiçbiri o günün şartları için komik gelmemelidir, aksine ciddiye alınmalıdır. Çünkü daha önce Hitlerin modellediği ve savaş endüstrisine kazandırdığı örnekler ortadadır. Bkn: Gustou, Dora, Maus, Ratte ve Monster-(Örneği yoktur) tankları, V1-V2 roketleri, Çılgınca inşaa edilmiş hava savunma kuleleri, Hâla karadenizde bulunabilen P08 tabancalar, UFO prototipleri, Ubot’lar emsalsiz tasarım örnekleridir.

    Savaşın son dönemleri olan 1 Mart 44″ yılında bahsi geçen uçak jet motoruyla (Tarihte ilk Almanlar tarafından bu savaş sırasında icat edilmiştir.) ilk uçuşunu yaparak Hitler’e taktim edilmiştir. Ancak savaş ekonomisi, işgal ve değişken şartlar nedeniyle üretime geçirilemeyen bu muazzam cihaz amerikalılar için tam bir savaş ganimeti olmuştur. Ve ülkelerine götürdükleri ilk gizli ibareli kargo budur. Uçak derinlemesine incelenmiş ve ancak amerikan teknolojisi 89″ yılında ilk testleri yapabilecek konuma gelmiş ve 97″ yılında ordu envanterine sokulmuştur. Ne ilginçtir ki, “97 yılında seri üretime geçen uçak Hitlerin isteklerinin ABD bayrağıyla vücüt bulmuş halidir. Merak edenler için, uçak ilk önce Almanya’dan Tenesse’de bulunan Sabre Army Airfield askeri üsse getirilmiş daha sonra ABD’nin kozmik odası olan 51.Bölge’ye nakledilmiş ve halen bizim bilmediğimiz diğer savaş ganimetleri arasındaki yerini almıştır. Ayrıca minimize edilmiş bir kopyası San Diego’da bulunan hava ve uzay müzesinde yerini almıştır.

    Sonuç olarak, ne ACIDIR ki, ilk yapan, düşünen biz değiliz.

    Yazınızda bahsettiklerinize katılmakla beraber, o yıllarda Türkiye Devleti kesinlikle ve kesinlikle rol oynatacak değil rol OYNAYACAK bir yapıda dizayn edildiğinden Vecihi Hürkuş gibi daha adını bile duymadığımız fikir adamı ve mucitler kemalistler ve ağababaları olan Kapitalist/Siyonist sistem karşısında diz çöktürülmüş yetmemiş tabiri caiz ise dizleri kesilmiştir.

    Konumuz üzerine son olarak ilk pilotlarımız olan Tayyereci Sadık, Fethi, Nuri beyler’e rahmet okumadan geçemeyeceğim.

    *Konu olan uçak;
    http://emailsfromgrandma.com/wp-cont...6/ATT00171.jpg

    http://emailsfromgrandma.com/wp-cont...6/ATT00153.jpg

    http://2.bp.blogspot.com/-M5MP7EW2fm..._IX_V3_All.png

    http://www.the-blueprints.com/bluepr...lane-40275.jpg

    https://eshop.hobbyart.sk:4443/model...tions_camo.jpg

    Tanklar;
    http://www.google.com.tr/url?sa=i&rc...21952516474451

    http://landcruiser.greyfalcon.us/pictures/lz2.jpg

    Beğen (10)
    Cevapla
    Pingback: Dünya’nın ilk hayalet uçağı uçan kanat THK-13, Türk hayalet uçağı | Haberr.com
    Ali 2014-6-14 22:12
    Dalga mı geçiyosunuz bana mı öyle geliyo Hayalet uçakla bunun ilgi ve alakası ne?

    Beğen (0)
    Cevapla
    isa koç 2014-6-16 05:48
    Normal uçaklar dar bir kanat yapısı kullanılar ve bunları uçurmak oldukça kolaydır, fakat uçarken çok ses çıkartırlar. Uçağın sesini kısmak için en büyük çare kanat yapısını hayalet uçaktaki gibi büyük ve üçgen şeklinde yapmak. Hayalet uçağın kanat yapısı onu uçarken oldukça sessiz kılmakta. Ayrıca çok ekonomik uçmasını sağlamakta.

    İşte THK-13 uçağıda bu fikri ilk düşünülüp uygulanan uçak olması sebebiyle casus uçakları babası sayılırlar.
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

  3. #563
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

  4. #564
    Stall Fences
    EDIT

    SHARE
    Stallfence installed
    Photo Copyright © Martin Stephen http://www.airliners.net/open.file/578768/L/

    This is the sample page for the "Things You Should Know" assignment. Do not modify this page, however you can view the wiki markup by clicking the edit tab.

    The question being answered is: What are stall fences?

    Created by: Matt Daskilewicz

    Contents[show]

    Stall fences are small chordwise plates that protrude from the upper wing surface and leading edge. Their purpose is to disrupt spanwise flow, shielding the outboard wing section from a developing inboard stall. By keeping the outboard section from stalling, aileron effectiveness is maintained during a stall. This allows the pilot to keep the aircraft level and exit the stall safely.

    The image to the right shows an aircraft with stall fences installed on its wing.

    How Stall Fences Work
    To understand how stall fences work, we must first understand what a stall is. A stall occurs when flow over the wing separates because it has insufficient kinetic energy to stay attached. This may be caused by flying too slowly, resulting in an angle of attack that is too large.(Ref 2 p.162) Low energy flow is found in the boundary layer, which thickens along a surface in the direction of the flow, resulting in the lowest energy at the trailing edge of the surface.

    For aircraft with swept wings, the local flow along the wing is not in the direction of flight. There is also a spanwise flow along the wing from the center toward the tips. This causes the boundary layer to thicken towards the tips, making them more susceptible to stalling than the inboard portion of the wing. This is dangerous because the ailerons, used to control roll, are located near the wing tips (where they will have the greatest moment arm). If the tips stall the ailerons will lose their effectiveness, making the aircraft uncontrollable.

    Stall fences work by creating a boundary condition that prevents spanwise flow. Because the flow cannot go through the fence, it will stagnate when it reaches the fence. Just like the stagnation point on the leading edge of the airfoil, this will essentially cause a new (thin) boundary layer to start on the other side of the fence. Thus instead of the boundary layer getting thicker and thicker along the span, it restarts when it reaches the stall fence, and stays thin along the entire span.

    Stall Fence Geometry
    The image below shows four types of stall fences. These are not established 'names,' but rather are just deions of the different types of geometry. Note that all types protrude from the leading edge of the wing. The true fences extend along the upper surface of the wing, since this is the low pressure (suction) surface where flow separation occurs.

    Stallfence types
    Four types of stall fences. (Ref 1)

    Stall strips are sharp spanwise protrusions places on the inboard section of the leading edge. They cause the inboard section to stall at a lower angle of attack than the outboard section, ensuring the the tips do not stall first. These are often used in conjunction with true fences.

    Vortilons are short fences that extend forward below the wing. At high angles of attack the tip will extend above the wing, producing vortices that energize the flow to delay stall, and buffet the tail to warn the pilot of an imminent stall.

    Effectiveness of Stall Fences
    Stallfence effects
    Effects of stall fences on CL and CD. (Ref 1 (modified))

    The graph to the right shows the effects of three types of stall fences on CL and CD for a full-scale low-wing general aviation aircraft. The CL curves are the upper set, and the CD curves are the lower set. The long fence increases CLmax and stalling angle of attack, but it causes a steep stall characteristic. The short fence (skewed in) does not increase CLmax, but makes the stall behavior more gradual. The short fence (skewed out) actually worsens stall performance. Note that below 10 degrees angle of attack the stall fences have no effect on either lift or drag.

    Aircraft that Use Stall Fences
    Stall fences are not very common on modern aircraft, but may be found on highly swept wings and STOL aircraft. (In other words, aircraft that have significant spanwise flow or large lift coefficients.)

    In most modern aircraft, stall fences have been replaced with vortex generators, which prevent stalls by creating turbulent vortices that energize the flow. The picture below shows an aircraft with prominent vortex generators (they are usually not so numerous).

    Aircraft that use stall fences include:

    Cessna-152/172 (STOL kit)
    De Havilland DHC-6
    TU-22 (short fence)
    R/C Aircraft
    Vortexgenerators
    Vortex generators on an aircraft with highly swept wings


    References
    (1) Newsom, W. Satran, D. Johnson, J. Effects of Wing-Leading-Edge Modifications on a Full-Scale, Low-Wing General Aviation Airplane. NASA TP-2011, 1982

    (2) Shevell, R. Fundamentals of Flight. Prentice Hall, 1989.
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

  5. #565
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

  6. #566
    Ask Question

    5


    1
    I'm designing a small, light and portable flying wing UAV that will launch and land vertically via a Tilt-rotor system. I'm attempting to use the program XflrV5 but am having difficulty understanding the numbers. I'm a design and electronics guy, but a poor engineer.

    The craft has a span of 6', root chord of ~8". Since it is a VTOL it does not need to fly slowly - below 15-20 MPH. I would like a top speed of ~100 MPH. the end product will be likely built with carbon fiber so compressibility shouldn't be a problem. After some reading I am tentatively using the s5020 airfoil but I'm not married to it.

    My primary priority is forward flight efficiency, second priority is reasonable stability as it for recon use (forest fires, search/rescue military) but this can be mitigated by use of a stabilized camera gimbal. Maneuverability is a low priority if it has to be to accommodate the above items.

    My question is with these parameters what type of wing design would work best and would sweep and twist be needed considering the speed envelope?

    A UAV with a similar envelope would be the Boeing Scan Eagle as it is catapult launched and flown into a net for retrieval.

    -------------------EDIT 1 -----------------------

    I have included some pics of possible designs to help show some ideal designs to meet the portability requirement. Note: the outer 2' (660mm) of the wing will be removable for portability.

    It would be a great help to hear your opinions which would be best.

    Shallow delta with small tail High aspect swept wing inverse delta plank Scan eagle - high aspect thin wing

    -------------------EDIT 2 -----------------------

    A similar model to mine is the Firefly6... mine will have some improvements as well as a different market. I forgot to add that the AUW will be 6 - 7 lbs. (~3Kg)
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

  7. #567
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

  8. #568
    güretekin danişmentgazioğlu-1957-istanbul
    Anasından model uçakcı doğmuş,sonradan olmalardan değil.

Facebook Comments

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 2 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 2 misafir)

Benzer Konular

  1. Aerodinamik
    Konu Sahibi erdogani2004 Forum Genel Konular
    Cevap: 15
    Son Mesaj : 25-12-2008, 23:10
  2. Sakarya Aerodinamik/CFD
    Konu Sahibi pisquare Forum Tanışma
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 17-04-2008, 17:44

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •